Yazılar

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Özellikleri

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu, C kümesi kişilik bozukluğu sınıflamasında yer alan bir psikopatolojidir. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, Beşinci Baskı (DSM-5) incelendiğinde C kümesinde Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’na ek olarak Obsesif Kompülsif Kişilik Bozukluğu ve Bağımlı Kişilik Bozukluğu da yer aldığı görülür.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nun görüldüğü kişilerin birtakım ortak özellikleri bulunur. İçe kapanıklık, utangaçlık ve çekingenlik; temel özelliklerdir. Bunlara ek olarak kişi, kendini diğerlerinden izole olarak algılar. Bu nedenle sosyal etkileşimlerden belirgin olarak kaçınma eğilimindedirler. Çoğunlukla özgüven eksikliği mevcuttur. Onaylanma ihtiyacında olmaları, sürekli çevrelerini mutlu etme konusunda çaba göstermelerine sebebiyet verir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’na sahip bireylerde görülen semptomlar, özel hayat ve iş hayatının bu durumdan olumsuz etkilenmesine neden olur. Dolayısıyla belirtilerin gözlemlendiği kişilerde ilk olarak tanı konulması, ardından kaçıngan kişilik bozukluğu tedavisi gerçekleştirilmesi gerekir. Genel olarak tedavide kullanılan yöntemler psikoterapi, ilaç tedavisi ve sosyal beceri eğitimi şeklindedir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Özellikleri

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu Nedir?

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ya da Çekingen Kişilik Bozukluğu kişinin; sosyal etkileşimler ve ilişkiler ile yeni durumlarla başa çıkma konusunda büyük bir özgüven düşüklüğü, çekingenlik ve korku hissi duymasına neden olan bir kişilik bozukluğu türüdür. Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nun görüldüğü kişiler içe dönük bir yapıya sahiptir. Bu nedenle sosyal etkileşim konusunda büyük bir zorluk yaşarlar. Ayrıca başkaları tarafından reddedilme korkusu ön plana çıkar. Dolayısıyla sosyal etkileşimde bulunmak isteseler bile bundan kaçınma eğilimindedirler.

C kümesi kişilik bozuklukları arasında yer alan Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nun gözlemlendiği bireyler, kendilerini beceriksiz ve sosyal olarak yetersiz hisseder. Bu konuda yapılan araştırmalar, bireylerin yeni durum ve duyguların birçoğundan kaçındıklarını göstermiştir.

Kaçıngan Kişilik Özellikleri

Kaçıngan kişiliğin aşırı hassasiyet, reddedilme korkusu gibi birtakım ortak özellikleri mevcuttur. Bu tür özellikler, kişinin sosyal olarak geri çekilen bir birey olmasına sebebiyet verir. Kaçıngan kişiliğe sahip bireylerde görülen özellikler şu şekilde özetlenebilir:

  • Yeni insanlarla tanışmak ve iletişim kurmaktan çekinirler.
  • Başkaları tarafından eleştirilmekten korkarlar.
  • Kendilerini yetersiz hissederler.
  • Yeni aktiviteleri denemekten kaçınırlar.
  • Belirsizlikten son derece rahatsız olurlar.
  • Başkaları tarafından kabullenmek oldukça önemlidir.

Belirtilen özellikler, Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’na sahip bireylerde görülmekle birlikte bazı semptomlar çok daha baskın olup bazı semptomlar daha az hissedilir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nun anlaşılabilmesi için ortaya çıkan semptomların detaylı bir şekilde incelenmesi gerekir. Fakat belirtilerin tamamı her bireyde aynı şekilde gözlemlenmeyebilir. Ayrıca belirtilerin şiddeti de değişiklik gösterir. Genellikle ergenlik döneminde görülmeye başlanan semptomlar, yetişkinlikte çok daha belirgin bir hal alır. Semptomların incelenmesi, tanı koyma çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Buna ek olarak birtakım testler ve ölçekler de kullanılabilir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu tanısı için kullanılan yöntemler şu şekilde özetlenebilir:

Klinik Görüşme: Birey, kapsamlı bir şekilde klinik görüşmeye tabi tutulur. Sosyal ilişkilerdeki genel tutumu, bireyin sosyal kaygıları ve çekingen davranışları sorgulanır.

Tanı Kriterlerinin Değerlendirilmesi: DSM-5’e göre Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’na sahip bireylerde şu semptomların tamamı görülmelidir:

  • Sosyal ilişkilerde daima yetersiz ve güvensizlik hissi
  • Sosyal durumlardan kaçınma eğilimi
  • Kendisini yetersiz, dışlanmış veya aşağılanmış hissetme
  • Eleştiri ya da reddedilmeye karşı aşırı hassasiyet

İşlevsellik Değerlendirmesi: Bireyin sosyal işlevselliği ve günlük yaşamında ne ölçüde zorluk yaşadığı değerlendirilir.

Psikometrik Testler: Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) ve Kişilik Değerlendirme Envanterleri başta olmak üzere çeşitli testler, kişinin özellikleri ve sosyal becerilerinin değerlendirilmesinde kullanılır.

Diğer Bozuklukların Ayırt Edilmesi: Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nun depresyon ve sosyal fobi başta olmak üzere diğer kişilik bozukluklarıyla karıştırılma ihtimali mevcuttur. Dolayısıyla tanı koyma sürecinde diğer kişilik bozukluklarının varlığı üzerine de bir araştırma yapılır.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Özellikleri

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nda birtakım semptomlar görülür. Bu semptomlar, kişilik bozukluğu tanısının konulmasında önemli bir yere sahiptir ve genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

  • Düşük Özgüven: Birey, kendisine olan güvenini kaybetmeye başlar. Ayrıca eleştiriye karşı son derece hassastır.
  • Sosyal İzolasyon: Çoğunlukla sosyal etkileşimde bulunmaktan kaçınmayı tercih eder. Yalnız kalmak ister.
  • Başkalarının Olumsuz Yargılarından Çekinme: Birey, başkalarının kendisini olumsuz olarak değerlendireceğini düşünür. Bu nedenle sosyal etkileşimde bulunmaktan kaçınma eğilimindedir.
  • Yakın İlişkilerde Meydana Gelen Zorluklar: Duygusal olarak geri çekilir ve ilişkilerde samimiyet kurma noktasında çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalır. Özellikle yakın ilişkilerde çatışma yaşayabilir.
  • Eleştirel Düşünce: Kişi, kendisini sürekli eleştirdiğinden kendi başarılarını bile küçümser duruma gelir. Ayrıca başkalarının olumsuz düşüncelerinden oldukça fazla etkilenir.

Bunların yanı sıra Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’na sahip olan bireylerin potansiyel sorunları büyüme eğiliminde olduğu gözlemlenir. Yeni bir şey deneme konusunda çekinirler. Bu nedenle nadir olarak yeni bir şey denerler. Ayrıca risk almaktan da çekindiklerini söylemek mümkündür. Sevileceklerinden emin olmadıkça başkalarıyla ilişki kurma noktasında isteksiz olmaları göze çarpar.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Diğer Ruhsal Hastalıklar

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve diğer ruhsal hastalıklarla birtakım benzerlikler bulunabilir. Özellikle sosyal fobi, Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’na son derece benzerdir. Bununla birlikte diğer ruhsal hastalıklarla ciddi farklar da göze çarpabilir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Dirençli Depresyon

Dirençli Depresyon, yeterli doz ve süreye sahip iki ya da daha fazla tedavi girişiminin rahatlatma sağlamadığı depresyondur. Dirençli Depresyon ve Kaçıngan Kişilik Bozukluğu arasında kuvvetli bir ilişki bulunduğunu belirtmek mümkündür. KKB’si olan bireylerin kendileriyle ilgili olumsuz tutuma sahip olduğu ve bunu değiştirmekte zorlandığı görülür. Ayrıca reddedilme korkusu ve toplumsal izolasyon, depresyon için risk faktörü olarak ön plana çıkar.

KKB’si bulunan kişiler, sosyal etkileşimden kaçmaya karşı eğilim gösterir. Daha fazla yalnızlık içerisinde olmaları, depresyonun başlaması ve depresyonun devam etmesine neden olabilir. Ayrıca kaçıngan kişiliğe sahip bireylerin terapistlerine kendilerini açmakta zorlandığı görülür. Bu ise tedaviye direnç göstermelerine sebebiyet verir. Dolayısıyla KKB ve Dirençli Depresyon arasında güçlü bir bağlantı mevcuttur.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Histrionik Kişilik Arasındaki Farklar

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Histrionik Kişilik arasında birtakım farklılıklar mevcuttur. Bu farklılıklar ise genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

  • KKB’li bireyler, başkaları tarafından eleştirileceklerini düşündükleri için sosyal iletişim kurmaktan çekinir. Histrionik Kişilik’te ise birey, her zaman ilgi odağı olmayı arzular.
  • KKB’li bireyler çekindir ve düşük özgüvene sahiptir. Histrionik Kişilik’te bireyin duygularını son derece abartılı bir şekilde gösterdiği gözlemlenir.
  • KKB’li bireyler risk almaktan kaçınır. Histronik Kişilik’te macera arayışı ön plandadır. Dikkat çekmek adına risk almaları mümkündür.
  • KKB’li bireyler kendilerini oldukça değersiz hisseder. Histronik Kişilik’te ilgi çekici görünme eğilimi ön plandadır. Dış onay ve ilgiye bağlı olarak değişebilen bir özgüvene sahiptirler.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Histronik Kişilik arasındaki temel farklılıklar yukarıdaki gibidir. Temel farklılıklar, her iki kişilik hakkında çok daha detaylı bir şekilde bilgi edinilmesini olanaklı hale getirir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Borderline Kişilik Bozukluğu Arasındaki Farklar

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Borderline Kişilik Bozukluğu (BPD) arasındaki ön plana çıkan farklılıklar şu şekildedir:

  • KKB’li bireyler genellikle yalnız kalmayı tercih eder. BPD’li bireylerin yakın ilişkiler kurma noktasında son derece isteklidir. Fakat değersizleştirme eğilimleri, ilişkilerinin kaotik bir görünüm sergilemesine neden olabilir.
  • KKB’li bireyler kendilerinde sürekli bir kusur arar. BPD’li bireylerin ise kimlik karmaşası yaşadığı gözlemlenir. Bir gün kendilerini güçlü hissetmekle birlikte başka bir gün değersiz hissedebilirler.
  • KKB’li bireylerin duygularını bastırdığı gözlemlenir. BPD’li bireylerde yoğun duygusal patlamalar ön plana çıkar.
  • KKB’li bireyler kaçınma davranışları sergiler. Bu tutum, kendilerini korumaya çalışmalarının bir sonucudur. BPD’li bireylerde kendine zarar verme davranışları gözlemlenir.

Her iki kişilik bozukluğunda da doğru terapi uygulamaları, semptomların efektif bir şekilde yönetilmesini olanaklı hale getirir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Sosyal Fobi Arasındaki Farklar

Sosyal fobi, sosyal ortamlarda eleştirilmekten ve olumsuz değerlendirilmekten yoğun bir şekilde kaygı duyma ile karakterize edilen bir anksiyete bozukluğudur. Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ile son derece benzer yönleri bulunur. Bu nedenle KKB tanısı sırasında sosyal fobinin varlığı değerlendirilir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve sosyal fobi arasındaki temel farklılıklar şu şekildedir:

  • KKB’li bireyler çoğunlukla sosyal ilişkilerden kaçınır. Fakat kabul göreceğinden emin olduğu sosyal ortamlara girme eğilimindedir. Sosyal fobisi olan bireyler ise sosyal etkileşimden tamamen kaçınmamakla birlikte yabancılarla etkileşim ve topluluk önünde konuşma gibi durumlar karşısında aşırı bir kaygı gösterirler.
  • KKB semptomları, çocukluk ve ergenlik dönemlerinde görülmeye başlanır. Ayrıca bireyin genel kişilik yapısını doğrudan etkiler. Sosyal fobinin ise daha çok sosyal durumlarla ilişkili olduğunu belirtmek mümkündür. Doğru tedavi uygulamaları ile kontrol altına alınabilir.
  • KKB’li bireylerde reddedilme duygusu oldukça ağır basar. Sosyal fobide ise utanç duyma ve küçük düşme gibi korkuların ön plana çıktığı görülür.

Genel itibarıyla sosyal fobi spesifik durumlarla ilgilidir. Bu nedenle uygun tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınması olanaklıdır.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğuna Sebep Olan Durumlar

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nun ortaya çıkmasının altında yatan nedenler farklılık gösterebilir. Genetik yatkınlık ve kişisel deneyimler başta olmak üzere KKB’ye neden olan durumları şu şekilde özetlemek mümkündür:

  • Reddedilme Korkusu: KKB’li bireyler sosyal ortamlara girmekten çekinir. Bunun temel nedeni, diğer insanlar tarafından reddedilme korkusudur. Reddedilme korkusu, çocukluk ve ergenlik travmalarından kaynaklanabilir.
  • Eleştiriye Aşırı Duyarlılık: KKB’li bireylerin eleştirilme konusunda büyük bir hassasiyet gösterdiği gözlemlenmiştir. Diğer insanlar tarafından eleştirileceklerini düşünmeleri, yeni deneyimlere açık olmamalarına ve risk almamalarına sebebiyet verir.
  • Genetik Faktörler: Aile bireylerinde anksiyete bozukluğu ya da diğer kişilik bozukluğunun görüldüğü bireylerde Kaçıngan Kişilik Bozukluğu’nun görülme olasılığı çok daha yüksektir.
  • Olumsuz İnanç ve Düşünce Kalıpları: KKB’li bireylerde olumsuz inanç ve düşünce kalıpları ağır basar. Özellikle her zaman hata yapma, yeterince iyi olmama gibi düşünce kalıpları ön plana çıkar. Zaman içerisinde belirtilen düşünce kalıplarının yaygınlaşması ve kişinin kendisini izole etmesi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.
  • Çocukluk Deneyimleri: Aşırı eleştirici anne-babaların çocukları, sosyal ilişkiler konusunda olumsuz düşünce kalıpları geliştirebilir. Ayrıca ebeveynlerin ihmalci tutumları da bu tür sorunlara neden olabilir.
  • Biyo-Psikososyal Etkileşim: Biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin bir araya gelmesi; çekingenliğin oluşmasına sebebiyet verebilir. Biyolojik olarak yatkınlığı bulunan bireylerde çevresel faktörlerin bir araya gelmesi, riskin artması anlamına gelebilir.
  • Diğer Semptomlar: KKB’li bireylerde yeni insanlarla tanışmaktan kaçınma, sosyal ortamlardan uzaklaşma, risk almaktan kaçınma gibi semptomlar ön plana çıkar.

Kaçıngan bağımlı kişiliğin oluşmasına sebep olan faktörlerin her biri, kişinin yaşantısını derinden etkiler. Bu nedenle semptomların hafifletilmesi adına ilaç ve terapi yöntemlerinin tercih edilmesi gerekebilir.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu ve Özellikleri

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu Tedavisi İstanbul

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu; kişinin sosyal ilişki kuramama, sosyal izolasyon, eleştiriye karşı hassasiyet gibi semptomlara neden olur. Bu semptomların tamamı, bireyin zaman içerisinde yoğun bir stres ve kaygı ile baş başa kalması anlamına gelebilir. Bu nedenle KKB tedavisinin, tanı uygulamaları sonrasında planlanması ve gerekli tedavi yöntemlerinin sistematik bir şekilde uygulanması son derece önemlidir.

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız tarafından da tedavisi gerçekleştirilebilen KKB için genel olarak şema terapi, bilişsel davranışçı terapi ve ilaç tedavisi tercih edilir. Ayrıca Kaçıngan Kişilik Bozukluğu testi, KKB’nin tespit edilebilmesi açısından oldukça önemlidir.

Şema Terapi

Jeffrey Young tarafından geliştirilen şema terapi, erken çocukluk döneminde meydana gelen ve bireyin hayatını son derece olumsuz bir şekilde etkileyen düşünce ve davranış kalıplarının değiştirilmesini amaç edinen bir terapi yöntemidir. KKB tedavisinde şema terapinin tercih edilmesinde birçok husus ön plana çıkar. Bu hususlar şema terapinin sunduğu avantajlar olarak da değerlendirilebilir:

  • Özsaygı ile kendilik algısını kuvvetlendirir.
  • Davranışsal değişiklikleri güçlü bir şekilde destekler.
  • Bireyin terapist ile sağlıklı bir ilişki kurmasını mümkün kılar.

Bunların yanı sıra erken dönem travmalarını anlama ve bu travmaları iyileştirme konusunda önemli bir role sahiptir.

Bilişsel Davranışçı Terapi           

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), bireydeki olumsuz düşünce kalıplarının değiştirilmesi ve kişinin kendisine çok daha fazla güven duymasını sağlamak açısından oldukça önemli bir terapi yöntemidir. Terapi kapsamında bilişsel yeniden yapılandırma, maruz bırakma terapisi, davranışçı deneyler ve sosyal becerilerin geliştirilmesi gibi yöntemler tercih edilir.                                                                      

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu Testi

Kaçıngan kişilik özelliklerinin tespiti ve bu özelliklerin değerlendirilmesi bakımından Kaçıngan Kişilik Bozukluğu Testi tercih edilir. Farklı sorulardan meydana gelen testi yapan kişinin mümkün olduğunca sorulara doğru ve eksiksiz bir şekilde cevap vermesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu; bireyin sosyal ortamlara girememe, riskler alamama ve yeni durumlarla başa çıkma sırasında yoğun bir kaygı duyma gibi semptomlara neden olan bir kişilik bozukluğudur. Birey, sürekli kendisini eleştirme eğilimindedir. Bu nedenle sosyal iletişimde bulunmaktan çekinir. Aynı zamanda eleştiriye karşı hassasiyeti son derece fazladır.


Kişilik bozukluğunun doğru ve uygun tedavi yöntemleri kullanılarak tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilebilir bir kişilik bozukluğu olan KKB’de uzun bir tedavi sürecine ihtiyaç duyulur. Genellikle psikoterapi yöntemleri uygulanır. Bununla birlikte ilaç tedavisinin kullanılması da gerekli olabilir. Dolayısıyla tedavi planlamasının oldukça titiz bir şekilde yapılması son derece önemlidir.


Kaçıngan bağlanma, kişinin yakın ilişkilerden kaçınmasına neden olan bir bağlanma çeşididir. Duygusal yakınlık duymaktan kaçınan bireyler, genel olarak güven konusunda problem yaşar. Bu tür bir bağlanma stiline sahip olan kişilerin çoğunlukla yalnız kalmayı tercih ettiği görülür. Kaçıngan bağlanan bir kişi, sürekli olarak gider ve gelir. İlişki, yaşanan gelgitler nedeniyle yıpranma eğilimindedir. Kaçıngan bağlanan bir kişinin uzun süreli olarak ortadan kaybolmak isteğindedir. Geri dönmeleri de mümkün olup geri döndüklerinde her şeyin bıraktıkları gibi olmasını arzularlar.


Kaçıngan bağlananlar narsist olmamakla birlikte bazı davranışların narsist özelliğe sahip olması, aralarında bağın olduğunu gösterir. Narsist bireylerin kendilerini merkeze koydukları ve genellikle onaylanma ihtiyacında oldukları görülür. Aynı zamanda bu tür bireyler daha çok manipülatiftir. Öte yandan kaçınan bağlananlar duygusal yükten kaçınmak için diğer insanlarla aralarına mesafe koyma eğilimindedir. Kaçınan bağlananlar bağımsızlığı ön planda tutar.

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız Şema Terapi başta olmak üzere BDT ve EMDR tekniklerini akredite kurumlardan aldığı eğitimler ve süpervizyon süreçleri ile uluslararası düzeyde uygulamaktadır. Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümünü Yüksek Onur Öğrencisi derecesi ile mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimine Haliç Üniversitesi Klinik Psikoloji Master Programı’nda Başarı Burslu olarak başlayarak dereceyle bitirmiştir. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanelerinde Türkiye’nin en köklü iki hastanesinde klinik çalışmalarda bulunarak çalışmıştır.