Yazılar

Eşcinsellik (Homoseksüellik) Nedir?

Eşcinsellik; cinsel yönelimin hemcinslerine karşı olan cinsel veya duygusal çekimidir. Bu çekim ilgi duyma, cinsel olarak arzulama, birlikteliği düşünme, sevmek ve aşık olmak gibi noktaları barındırmaktadır.  Biyolojik olarak erkek cinsiyete sahip bireylerde “gay” olarak adlandırılırken, Biyolojik olarak kadın cinsiyete sahip bireylerde “lezbiyen” olarak adlandırılmaktadır. homoseksüellik, cinsel yönelim çeşitliliğidir. Bu çeşitlilik cinsel yönelimin doğası gereği olağan bir durumdur.

Eşcinsellik Ne Demek​?

Eşcinsellik sadece cinsel bir yönelim olmaktan çok daha fazlasıdır. Bireylerin duygusal, sosyal benliklerini de içerisinde barındırır. Bu çekim bazen cinsel bazen duygusal olarak ayrı ayrı var olabilir.  Eşcinsellik kendi biyolojik cinsiyetine sahip bireylerden hoşlanmak ve çekim duymak olarak ifade edilebilir.

Söz konusu bireylerle çalışan bir psikolog olarak danışanların hem cinsine yönelimini anlama, kendilerini kabul etme, aile ve toplumsal dinamikleri yönetme konusunda sıkça yaşadığı sorunları ele almaktayım. Cinsel yönelim bireye özgü bir durum olması gerekirken içinde bulunulan toplum ve aile dinamiklerine göre çeşitli sorunlar yaratmaktadır. Unutulmamalıdır ki Eşcinsellik bir yönelimdir. Tercih değildir. Bahse konu bireylerin yaşadığı zorluklar karşısında empatik, saygılı ve destekçi olmak hem cinse eğilimi olan bireylerin yakınları olarak yapabileceğiniz önemli bir tutumdur.

Eşcinsellik Hastalık Mı?

Eşcinsellik DSÖ (Dünya Sağlık Örgütüne) göre bir hastalık değildir. 1973 yılından beri hastalık olarak kabul edilmemektedir. Cinsel yönelimler, kişisel kimliğin doğal ve olağan bir parçasıdır. Aynı cinsel yönelim bireyin fiziksel, zihinsel, sosyo – duygusal gelişiminde bir işlevsellik sorunları yaratmamaktadır. Söz konusu bireylerin ruh sağlıklarında diğer cinsel yönelime sahip bireylerden ayrıştığına dair bilimsel bir bulgu yoktur.

Eşcinsellik, insan ruhsal dünyasının ve cinsel yaşamının organik görünüm hallerinden biridir.

Homoseksüellik Neden Olur?

Cinsel yönelimin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Homoseksüellik nedenleri açıklanırken bir olguyu açıklamak şeklinde değerlendirilmelidir. Nedenleri ele alınırken ruhsal bir durum olarak değil bu yönelimi oluşturan faktörler olarak değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilmemelidir.

  • Biyolojik Faktörler; Genetik ve hormonal durumların hem cinse yönelim üstünde etkisi olan faktörlerden olduğu hipotezi incelenmektedir.
  • Psikolojik Faktörler; Bireyin çocukluk dönemindeki yaşam deneyimleri sosyal, psikolojik, duygusal ve cinsel gelişim üstünde etkili olabileceği düşünülmektedir. Erken dönem aile ilişkileri bireylerin kendilerini nasıl tanımladıkları üstünde birçok yapıyı şekillendirmektedir. Çocukluk dönemindeki özdeşim kurma süreçlerinin etkisi olabileceği hipotezi değerlendirilmektedir.

“Eşcinselliğe dair doğrudan neden sonuç ilişkisi kurulabilen bir faktör yoktur! Her bireyin hikayesi ve süreci farklı faktörlerden oluşabileceği unutulmamalıdır.”

Eşcinsellik (Homoseksüellik) Nedir?

Eşcinsellik Belirtileri Nelerdir?

Eşcinsellik kişisel bir deneyimdir. Bu sebeple doğrudan belirtilerini ortaya koymak mümkün olmamaktadır. Sıklıkla ortaya konan işaretler olabilir.

Bunlar başlıca;

  • Kimlik arayışı, cinsel yönelim konusunda sorgulama ve cinsel kimlik arayışının devam ediyor olabilmektedir.
  • Cinsel veya romantik açıdan hemcinslerine karşı uyarılma.
  • İlişki ve bağ kurma ihtiyacının hemcinslerine karşı olması.
  • Aynı biyolojik cinsiyete sadece cinsel çekim duymak veya sadece duygusal çekim duymak mümkün olabilmektedir.

Cinsel yönelim, bireysel bir deneyimdir. Her birey yaşadığı süreç farklılıklar gösterebilir. Bu belirtiler, kişilerin cinsel yönelimlerini fark etme ve irdeleme yolculuğunun bazı yönlerini yansıtabilir. Tüm bireyler için geçerli olmayabilir.

Gizli homoseksüellik belirtileri nedir?

Gizli eşcinsellik, bireyin cinsel kimliğini ve yönelimini gizleme durumudur. Toplumsal, kültürel yapılanma, kültürel normlar ve dini etmenler gizli yönelim nedenleridir. Gizli cinsel yönelimler, bastırılmış kültürlerde oldukça yaygındır. Hem cinsine yönelim birey üstünde stres ve kaygı oluşturmaktadır. Bu süreç, bazı belirtilerle anlaşılabilir.

Bunlar başlıca;

  • Cinsel yönelim hakkında açıkça ifadeler kullanmamak. Bu konuda savunmalar geliştirmek.
  • Hem cinsine yönelen bir birey olma konusunda çok fazla korku duymak.
  • Homofobik tutumlara sahip olmak.
  • İlişkilerde cinsel çekim duyamamak içsel çatışmalar ve huzursuzluk yaşamak.
  • Eşcinsel bireylerden uzaklaşma ve kaçınmak.
  • Cinsel yönelim hakkında gizli araştırmalar yapmak.
  • Toplumsal cinsiyet rollerine uygun cinsel davranışları benimsemek zorunda hissetmek.
  • Cinsel ilişki ve yönelimle ilgili konuşmaktan kaçınmak.
  • Aynı cinsiyetten bireylerle ilişki yaşamak ama bunlara karşı tarafın arzusu, anlık dürtü veya hata gibi kılıflar bulmak.
  • Kendi cinsel yönelimine karşı suçluluk ve utanç duymak.

Gizli yönelimlerin, anlaşılabilmesi için toplumun kültürel, dini ve siyasi yapılanmasını anlamak belirtileri yorumlamak için önem taşımaktadır. 

Hem Cinsine Yönelim Kaç Yaşında Belli Olur​?

Çoğunlukla 10-19 yaş arasında Dünya Sağlık Örgütüne göre de (DSÖ) ergenlik sonuna kadar cinsel gelişim ve kimlik süreci oluşmaya başlar. Cinsel gelişim durağan ve stabil değildir. Birey yaşamı boyunca bu gelişimin bir parçası olarak varlık sürdürür. Cinsel kimlik süreci akışkan olabilir. Stabil ve sınırları çok keskin bir süreç olmadığı düşünülmektedir.  

Cinsel gelişimin önemli bir kısmı Psikanalitik kurama göre 6 yaşına kadar tamamlanmış olduğu belirtilmektedir. 6 yaş sonrasında sürecin bireyin ruhsallığının davranışsal olarak kendini göstermesi olarak yorumlanmaktadır.

Eşcinsellik (Homoseksüellik) Nedir?

Ergenlerde Aynı Cinsiyete Yönelim Belirtileri Nelerdir?

Ergenlik dönemi, cinsel kimliğin keşfi ve cinselliğe dair yoğun bir şekilde düşünülen bir süreçtir. Bu süreçte, cinsel yönelim belirti ve eğilimleri bazı faktörlerle ortaya çıkabilir.

  • Cinsel ilginin aynı cinsten bireye karşı olması
  • Aynı cinsten kişilerle derin duygusal bağlar kurmak
  • Hem cinsine yönelik medya içerikleriyle ilgilenmek
  • Hem cinsine yönelik içeriklere merak duymak
  • Cinsel kimliği keşfetmek ve sorgulama sürecinde olmak
  • Kendi biyolojik cinsel kimliğinden memnun olmamak
  • Aynı cinsten arkadaşlarla daha sık arkadaşlık kurmak
  • Eşcinsel ilişkiler hakkında düşler kurma ve hayaller olması

Bu belirtiler, ergenlerin çağındaki bireylerin cinsel yönelimlerini fark etme ve kabul etme sürecinin içinde barındırır. Bireylerin karşılaştıkları içsel zorlantıları gösterebilir.

Çocuğumun Eşcinsel Olduğunu Nasıl Anlarım?

Ebeveynler evde cinsel oyuncaklar veya hem cinse yönelik temalı cinsel videolar ile karşılaşabilmektedir.  Birçok ebeveyn çocuğunun eşcinsel olup olmadığı konusunu merak etmektedir. Bu sürecin bilinme ihtiyacının neden olduğu düşünülmelidir.  Beyin gelişimi nedeniyle ergenlik döneminin sonuna kadar çocuğun kendisini yetişkin cinsel dünyasından koruması adına ebeveynlerin desteğine ihtiyaç duyabilir. Çocuğun psikolojik dünyası zedelenmeden sınırlar dahilinde ebeveynin varlık göstermesi önemlidir.

Cinsel yönelim içeren cinsel oyuncaklar, uygun olmayan içerikler, cinsel yazışmalar ve görseller ile karşılaşan ebeveynler şefkatli bir tutumla çocuklarına yaklaşması daha güvenilir bir ortam yaratır. Ebeveynin aklına takılan bu sorular bir uzman vasıtasıyla irdelenebilir. Ebeveynin kaygıları anlamlandırılabilir veya doğrudan ebeveyn şefkatli bir ilişki içerisinde bu konuda çocuğu ile gelişim dönemine göre paylaşım yapmalıdır. Ebeveynlerin çocuklarının hem cinslerine yönelimlerini fark ettiklerinde bir yas sürecine girebilir. Bu yas sürecine giren ebeveynlerin destek alması gerekmektedir.

Top oynamamak, pembe veya kırmızı tonları sevmek, çocukken kadın kıyafetlerine ilgi duymak, evcilik oynamak, kız çocuklarında kısa saç erkek çocuklarında uzun saç sevmek gibi süreçler eşcinsellik göstergesi değildir!

Yetişkinlerde Hem Cinsine Yönelim Belirtileri Nelerdir?

Yetişkinlik döneminde, bireyler cinsel yönelimlerini ve kimliklerini net bir biçimde keşfetme sürecindedir. Bu dönem homoseksüel yönelim belirtileri, kişilerin cinsel ve duygusal deneyimlerinde bazı şekillerde kendini gösterebilir.

Başlıca görünümü;

  • Romantik veya cinsel olarak aynı cinsiyete karşı uyarılmak ve çekim hissetmek
  • Duygusal ilişki ihtiyacının aynı cinsiyet üzerinde yoğunlaşması.
  • Cinsel eylem veya cinsel fanteziler konusunda hemcinsini düşlemek.
  • Uygun olmayan içeriklerle eşcinsellik kategorisinden uyarılmak
  • Cinsel ilişki anında homoseksüel bir ilişkiden zevk ve keyif almak.

Bu belirtileri yorumlamak, kişilerin cinsel yönelimlerini fark etmeleri ve kabul etmeleri açısından önemlidir. Bireyin kendine dair farkındalığı, kabul sürecini ve öz-şefkati geliştirmesine yardımcı olmaktadır.

Eşcinsellik Genetik mi?

Cinsel yönelimler konusunda bilimsel çalışmalar devam etmektedir. Doğrudan genetik olduğunu söylemek mümkün değildir. Eşcinsellik üstünde birçok faktörün etkisinin olduğu bilinmektedir. Hem cinsine yönelim ruhsal veya psikolojik bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmez. Cinsel yönelimler yaşamın doğal bir parçasıdır. Kişiliğimizi oluşturan parçaların araştırıldığı gibi aynı cinse yönelimi bazı faktörlerle açıklanmaya çalışılmaktadır. Bu fenomenler başlıca; ebeveynlerle özdeşim süreçleri, psikoseksüel gelişim evreleri, genetik faktörler, sosyal öğrenme, sosyal ve biyolojik faktörler temelinde araştırılmaktadır. Aynı cinsine yönelimi genetik olduğunu gösteren net bir bulgu yoktur.

Aynı Cinsiyete Yönelim Doğuştan mı Gelir?

Eşcinselliğin doğuştan geldiğini savunan görüşler literatür de en sık kabul gören kanıdır. Genetik ve hormonel bir köken olduğunu savunan uzmanlar vardır. Fakat cinsel yönelimin çok katmanlı bir süreç olduğunu ve bu sürecin bireyin erken gelişim evrelerindeki gelişimiyle de ilişkili olduğunu savunan görüşlerde vardır.

Hem Cinsine Yönelim Psikolojik Bir Hastalık Mıdır?

Hayır, eşcinsellik tüm bilim camiasın da bilimsel otoritelere göre bir hastalık değildir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Psikiyatri Birliği cinsel yönelimi bir hastalık olarak kabul etmemektedir. DSM (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) ve ICD (International Classification of Diseases) gibi ruhsal bozuklukları sınıflandıran kaynaklarda hem cinsine yönelimi ruhsal bir bozukluk olarak kabul etmemektedir.

Eşcinsellik ve OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Eşcinsellik takıntısı, obsesif kompulsif bozukluğu olan bireyler de görülebilmektedir. Cinsel içerikli obsesyonlar bireylerin eşcinsel miyim? Şeklinde kendilerine sorular sormasına ve kaygılanmasına neden olabilir.

Erkek bir bireyin, bir erkeğin vücudunu görmesi veya zihinlerine gelen erkeklere dönük görsel imgeler hem cinslerine yönelme göstergesi değildir. Obsesif Kompulsif Bozukluk göstergesi olabilmektedir. “

Cinsel içerikli obsesyonları olan bireyler hem cinsine yönelim korkusu taşımaktadır. Bu süreç eşcinsellikten bağımsız ve OKB (obsesif kompulsif bozukluk) ile ilişkili cinsellik temalı ve içerikli obsesyonlardır.”

Eşcinsellik (Homoseksüellik) Nedir?

Onarım Terapisi Nedir?

Onarım Terapisi, Dönüşüm Terapisi, Konversiyon terapisi bilimsel bir yöntem değildir. Fakat aynı cinsiyete yönelime sahip olduğunu düşünen bireyler ve bu durumdan kültürel, toplumsal veya bireysel sebepler ile memnun olmayan bireylerin bilimsel geçerliliği olan psikoterapi yöntemlerinden terapi alması sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.

American Psychological Association (APA) ve World Health Organization (WHO) onarım terapisi gibi terapilerin yarardan çok zarar sağladığını belirtmektedir. Onarım terapisi intihar riski, kaygı ve depresyon gibi ruhsal sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir

“Etik çalışan bir psikiyatri uzmanı veya klinik psikolog sizi eşcinsel olmaya veya olmamaya doğru yönlendirmez. Kişisel tercih ve süreçlerinize saygı duyar. Kendi cinsel yönelimini keşfetmenize alan açar.”

İstanbul’da yüz yüze veya online psikolog hizmeti, LGBTIQ+ bireylerin ve hem cinsine yönelen çiftlerin ilişkilerine yönelik sorunları konusunda Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız hizmet vermektedir.
İhtiyaçlarınıza uygun bir terapi süreci başlatmak ve sorunlarınızı çözmek için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kendi hislerinizi izleme, cinsel kimliğinizi keşfetmeye açık olmayı ve cinsel deneyimlerinizi gözden geçirmeniz ile anlaşılabilir. Duygusal ve cinsel çekim duyduğunuz ilişkileri detaylıca geriye dönük düşünebilirsiniz. Cinsel kimliğe dair okumalar yapmak sürecinizi kolaylaştırmaktadır. Cinselliğe dair tabularınıza dönüp bakmak ve kendinize şefkatli yaklaşmak eşcinselliği anlama konusunda size yardımcı olabilmektedir. Bazı durumlarda cinsel kimliği uzman desteği ile keşfetmek sürecinize katkı sağlamaktadır.

Bazı çiftler eşinin telefonunda veya bilgisayarında eşcinselliğe dair cinsellik içeren yazışmalar, fotoğraflar ve yetişkinlere yönelik içeriklerle karşılaşmaktadır. Bu tip durumlarda açık bir iletişimi tercih etmek gerekmektedir. Sağlıklı bir birliktelik açık iletişimi içinde barındırmalıdır. Bazı çiftlerin ilişki dinamiklerinde açık bir iletişim yoktur. Çift ilişkinizde cinsel ve iletişim açıdan yaşanan zorluklar var ise bu konuda uzman desteği almak gerekir. Cinsel yönelim kompleks bir konudur. Çift terapilerinde partnerlerin cinsel kimlikleri de konu edinilmektedir. Destekleyici ve duygusal paylaşımlar yapmak çift ilişkinizi ve yaşanılan durum üstünde olumlu yönde sonuçlar vermektedir.

Eşcinsellik; kan testi, genetik test veya psikolojik testlerle anlaşılamaz. Bu sebeple doğrudan bir test uygulamak mümkün değildir. Kişilik testi (MMPI) ve Rorschach testi gibi psikolojik testler ruh sağlığı uzmanına yol göstermesi amacıyla uygulanabilir. Bu testler cinsel kimliğin keşfedilmesine katkı sunabilir.İsterseniz Eşcinsellik Cinsel yönelim testimize göz atabilirsiniz. Bahse konu bireylerle çalışan klinik psikologlardan destek almak kendi kimliğinizi tanımanıza olanak sağlar.

“Unutulmamalıdır ki bir bireyin cinsel yönelimini kendisi ifade etmedikçe bilmek ve anlamak sadece zihin okumak demektir.”

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız Şema Terapi başta olmak üzere BDT ve EMDR tekniklerini akredite kurumlardan aldığı eğitimler ve süpervizyon süreçleri ile uluslararası düzeyde uygulamaktadır. Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümünü Yüksek Onur Öğrencisi derecesi ile mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimine Haliç Üniversitesi Klinik Psikoloji Master Programı’nda Başarı Burslu olarak başlayarak dereceyle bitirmiştir. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanelerinde Türkiye’nin en köklü iki hastanesinde klinik çalışmalarda bulunarak çalışmıştır.