Yazılar

Dürtü Kontrol Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Dürtü kontrol bozukluğu, kişilerin güçlü reflekslerini kontrol etme yeteneğinden yoksun olduğu ve çevresine zarar verecek davranışlar sergilediği zihinsel bir sağlık problemidir. Çoğunlukla çocukluk çağında başlar ve tedavi edilmediğinde yaşam boyu devam eder. Söz konusu psikolojik problem, kişilerin sosyal hayatlarını ve yaşam kalitelerini olumsuz yönde etkiler.

Rahatsızlık kendisini öfke patlamaları, fiziksel şiddet, çevreye zarar verme, itaatsizlik ve kuralları çiğneme belirtileriyle belli eder. Tedavisinde ise davranış değişikliği stratejileri, psikoterapi ve farklı yöntemler kullanılır. Doğru tanı ve tedaviyle kontrol altına alınması, hastaların yaşam kalitesinin artırılması mümkündür.

Dürtüsellik Nedir?

Dürtüsellik, bireyin davranışlarına sınır koymada zorlanması ve sonuçlarını düşünmeden ani reflekslerine göre hareket etmesidir. Dürtüsel olan kişiler, isteklerini gerçekleştirme konusunda sabırsızdırlar. İsteklerinin mantıklı olup olmamasıyla değil, sadece gerçekleşip gerçekleşmemesiyle ilgilenirler. Bunun yanı sıra ani ve güçlü dürtülerine göre hareket ederler ve sergiledikleri davranışların sonucunda insanlar zarar görse dahi bundan haz alırlar.

Dürtüsellikle dürtü kontrol bozukluğu (DKB) arasında benzerlikler vardır ancak birebir aynı rahatsızlık değildir. Genellikle çocuklarda görülen dürtüsellik, kişilerin sonuçlarını düşünmeden ani kararlar alarak davranışlar sergilemesidir. Kısa vadeli haz arayışı, tehlikeli davranışlar ve sabırsızlıkla karakterize olan dürtüsellik, kişilerin içgüdüsel olarak hareket etmesine yol açar. Söz konusu durum ise günlük yaşamda problemlerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanır.

Dürtü Kontrol Bozukluğu Nedir?

Dürtü kontrol bozukluğu, bireylerin reflekslerini kontrol edememesidir, şeklinde yanıt verilebilir. Kontrol edilemeyen ani ve güçlü dürtüler, sonuçları düşünülmeyen davranışların sergilenmesine neden olur. Bu noktada sergilenen davranışlar çevreye zarar verse dahi kişiler bu durumdan haz alır. Ancak sürecin sonunda bir suçluluk duygusu oluşabilir.

Kişilerin davranışsal ve duygusal açıdan dürtüleriyle baş etme zorluğunu içeren rahatsızlık, anlık içgüdüsel tepkilerin davranışa dönüşmesi olarak tanımlanabilir. Süreklilik gösteren bu durum, kişilerin iş yaşamlarından sosyal hayatlarına kadar her anlarında problem yaşamasına yol açar. Ayrıca hastaların önemli kısmında ilgili psikolojik rahatsızlık tek başına değil, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi problemlerle birlikte görülür.

İnsan beyni, dürtüleri sonuçlarıyla tartar ve bunların davranışa dönüşüp dönüşmemesine karar verir. Dünyaya gelen bireyler, ebeveynlerinin ve çevredeki diğer kişilerin yönlendirmeleri ve davranışlarının gözlemlenmesiyle dürtülerini kontrol etmeyi öğrenir. Ancak bazı bireyler, dürtülerini kontrol etmede zorluk yaşar ve ortaya söz konusu psikolojik rahatsızlık çıkar. Dürtülerin kontrol edilememesinden kaynaklı davranış ve duyguların ortaya çıkma süreci şu şekildedir:

  • Beyne gelen bir dürtü, kişilerde dayanılması zor bir iç gerilim oluşturur. Söz konusu gerilim, davranışın bir an önce sergilenmesi konusunda bireyi zorlar.
  • Dürtünün davranışa dönüşmesiyle birlikte iç gerilim hızla azalır ve yerini hazza bırakır.
  • Bir süre yaşanan haz, davranışın sonucunun dikkate alınmasıyla birlikte suçluluk duygusuna dönüşür. Suçluluk ise bazı kişilerde farklı duygusal patlamaların yaşanmasına neden olur.

Dürtüsel eylemlerden kaynaklı olarak alınan haz, bazı kişilerde bir tür bağımlılık oluşmasına yol açar. İç gerilimin azalmasıyla oluşan zevkin hissedilmesi için sık sık dürtüsel eylemler tekrarlanır. Dolayısıyla ilgili kişilerin toplum içinde ve sosyal yaşamda yer alması zorlaşır.

Dürtü kontrol Bozukluğu belirtileri

Dürtü Kontrol Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Dürtü kontrol bozukluğu belirtileri kişilerin yaşlarına, karakterlerine ve psikolojik özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterir. Görülen belirtiler çoğunlukla benzerdir ancak her hastada aynı semptomların görülmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Yaygın olarak görülen belirtilerle ilgili detaylar aşağıdaki gibidir:

  • Dürtünün kontrol edilmesindeki zorluklar öfke patlamaları yaşanmasına yol açar. Bu noktada bireyler, yaşadıkları sorunun çoğunlukla farkındadır ancak engelleyemezler. Dürtüden kaynaklı iç gerginlik ve davranışın sergilenmesinin ardından oluşan pişmanlık ve suçluluk öfke patlamalarının temel nedenidir.
  • İlgili rahatsızlığın görüldüğü bireyler, sabırsız olmalarıyla dikkat çeker. Bunun yanı sıra isteklerinin hızlı şekilde yerine getirilmesini isterler. Ayrıca sıra beklerken veya benzeri bekleme süreçlerine tahammül göstermekte belirgin şekilde zorlanırlar.
  • Kendilerine veya çevrelerine zarar verme eğilimi gösterirler. Zarar verme, fiziksel ve duygusal şiddet şeklindedir. Şiddet uygulamalarının nedeni ise dürtü kontrolünde zorlanmaları ve sonuçlarını düşünmeden tehlikeli davranışlar sergilemeleridir.
  • Sergileyecekleri davranışın doğru olmadığını bilmelerine rağmen dürtülerini kontrol edemezler. Davranıştan hemen sonra geçici bir haz yaşarlar. Sonrasında ise suçluluk ve pişmanlık duyarlar. Suçluluk hissi, bireylerin özgüvenini zaman içerisinde azaltarak farklı dürtüsel davranışların ortaya çıkmasına yol açabilir.
  • Uzun süre konsantrasyon, odaklanma ve dikkat gerektiren işlerde ya da etkinliklerde zorlanırlar. İşleri yarım bırakma veya uzun vadeli planlar yapamama tamamen odaklanmadaki sorunlarla ilgilidir.
  • Pek çok insanın çekindiği ve kaçındığı tehlikeli davranışları düşünmeden gerçekleştirirler. Kumar oynama, alkol-madde kullanımı, yasa dışı davranışlar sergileme ve kontrolsüz araç kullanımı bunlardan bazılarıdır.
  • Sosyal yaşamda ve ikili ilişkilerde sık sık problemler yaşarlar. Bir noktadan sonra arkadaş çevrelerini kaybederler ve dışlanmaya başlarlar.
  • Bazı vakalarda, kişiler sürekli tekrarlayan düşüncelere kapılır. Bunun sonucunda ise obsesif ve tekrarlayan davranışlar ortaya çıkar.

Yukarıdaki unsurların yanı sıra kişiler, kurallara uyma noktasında da zorlanırlar. İtaatsizdirler ve otoriteye ya da kurallara karşı isyan eğilimi gösterirler. Ayrıca kuralları da yanlış olduğunu bilmelerine karşın sık sık çiğnerler.

Dürtü Kontrol Bozukluğu Neden Olur?

Dürtü kontrol bozukluğu, genetik, çevresel ve kişisel etkenlerden dolayı ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Söz konusu problemin kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak rahatsızlığa ilişkin bazı risk faktörleri olduğu uzmanlar tarafından kabul edilir. Risk faktörlerine dair detaylar ise aşağıdaki gibidir:

  • Ruh sağlığı bozukluklarının önemli bir kısmında olduğu gibi dürtü kontrol bozukluğunun da gen aktarımıyla bağlantılı olabileceğine göz önünde bulundurulur. Yapılan bazı bilimsel araştırmalar, duygudurum bozuklukları türünden rahatsızlıklarla mücadele eden ebeveynlerin çocuklarında dürtüsellik semptomlarının oluşma riskinin yüksek olduğunu gösterir.
  • Beyinde bulunan bazı nörotransmitterler dürtülerin kontrolünde rol alırlar. Norepinefrin, serotonin ve dopamin gibi nörotransmittterlerde meydana gelen dengesizlikler dürtülerin kontrolünü zorlaştırabilir.
  • Yapılan araştırmalar, ilgili rahatsızlığa sahip olan bireylerin beyinlerinde bazı yapısal ve fonksiyonel değişimler olduğunu öne sürer. Karar verme, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu olan frontal lobda meydana gelen disfonksiyonların kontrol mekanizmasını zayıflatabileceği dikkate alınır. Ayrıca duyguların düzenlenmesi ve korku tepkileriyle ilişkili amigdaladaki normal olmayan aktiviteler de rahatsızlığın oluşma riskini artırır.
  • Çevresel unsurların dürtüselliğin başlamasında önemli bir rolü vardır. Bu çerçevede çocukluk-ergenlik döneminin fiziksel ve duygusal şiddetin olduğu yerde geçmesi riski artırır.

Yukarıda yer alan maddeler kesin nedenler değil, risk faktörleri olarak kabul edilir. İlgili hususların herhangi bir bireyde olması rahatsızlığın ortaya çıkma riskini artırır.

Yetişkinlerde Dürtü Kontrol Bozukluğu

Yetişkinlerde dürtü kontrol bozukluğu nedenleri arasında; genetik faktörler, beyin yapısı ve fonksiyonunda yaşanan değişimler, çevresel unsurlar yer alır. Söz konusu rahatsızlık, çoğunlukla çocukluk döneminde ortaya çıkar ve yetişkinlikte devam eder. Yetişkinlikte hastalığın ortaya çıktığı vaka sayısı ise azdır.

Çocuklarda Dürtü Kontrol Bozukluğu

Çocuklardaki en önemli risk faktörleri, çevresel faktörler ve kalıtımsal özelliklerdir. Genetik açıdan riskli olan bireyler, çocukluk döneminde maruz kaldıkları çevresel faktörler nedeniyle daha yüksek riske sahip olurlar. Ayrıca burada da beyin yapısındaki değişiklikler ve fonksiyon bozuklukları oldukça önemlidir.

Ergenlerde Dürtü Kontrol Bozukluğu

Ergenlik; fiziksel, duygusal ve zihinsel gelişimin hızlı olduğu dönemlerden biridir. Gelişimin hızlı olması ise bazı karmaşaların ortaya çıkmasına yol açar. Söz konusu karmaşalar, ergenliğin ilerlemesiyle birlikte önce zirve yapar, daha sonra ise azalarak ortadan kalkar. Ancak bazı bireylerde söz konusu karmaşalar ve problemler, dürtü kontrol bozukluğu riskini artırıcı etki yapar. Bilinen nedenlere ek olarak ergenlik dönemindeki değişim sürecinin yolunda gitmemesi de risk faktörü olarak kabul edilebilir.

Dürtü Kontrol Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Dürtü Kontrol Bozukluğu Çeşitleri Nelerdir?

Dürtü kontrol bozukluğu, neden olduğu davranışlar ve içerdiği psikolojik sorunlar açısından kendi içerisinde farklı türlere ayrılır. Yaygın olarak görülen DKB çeşitleriyle ilgili detaylara aşağıda yer verilmiştir:

Piromani

Bireylerin dürtülerini kontrol edememesi sonucunda yangın çıkarmaları durumudur. Nadiren görülen bir zihinsel dürtü durumu olan piromani, ciddi sonuçlara yol açar. Bireyler, davranışı sergilemeden önce yoğun bir iç gerilime sahiptir. Yangının ciddi zararları olabileceğini bilmelerine karşın dürtülerine karşı koyamazlar. Kadınlara kıyasla erkeklerde daha fazla görülür.

Kleptomani

Bireyin yanlış olduğunu bilmesine karşın dürtülerine karşı koyamayıp hırsızlık yapması durumudur. Olaydan hemen sonra büyük bir pişmanlık ve suçluluk duysalar da dürtülerine karşı koymayı başaramazlar.

Aralıklı Patlayıcı Bozukluk

Kişinin sürekli saldırgan davranışlar sergilemesidir. Öfke patlamaları şeklinde görülen saldırganlık, kişinin kendisine ya da çevresine yönelik olur. Çözülemeyen sorunlar ve yaşanan hayal kırıklıkları gibi olumsuzluk içeren durumlara karşı düşük toleranslı olan kişilerde tepkiler, öfke patlamaları şeklinde görülür. Görülme sıklığı ise %2,5 ile %3 arasındadır.

Trikotilomani

Kendi saçını yolma durumu olarak tanımlanır. Birey, kontrol edemediği dürtülerinden kaynaklı olarak saçlarını yolmaya başlar. Söz konusu durum ilerlediğinde yaşam kalitesinde ciddi düşüşler meydana gelir. Sosyal hayatta kopmalar ve ikili ilişkilerdeki sorunlar, en önemli etkilerinden bazılarıdır.

Davranış Bozukluğu

Davranım bozukluğu olarak da ifade edilen bir DKB türüdür. Başkalarına karşı saldırgan davranışlar sergilenmesi, kurallara uyulmaması ve itaatsizlik şeklinde kendisini gösteren bir durumdur. Çocukların ve ergenlerin yaklaşık olarak %3,9’u ile %4,2’sinde görüldüğü tahmin edilir.

Muhalif Meydan Okuyan Bozukluk

Davranış bozukluğuyla benzer yapıya sahiptir. Ancak burada saldırgan davranışlar direkt ortaya çıkmaz. Sinirlilik, otoriteye meydan okuyan yapı ve intikamcı davranışlarla karakterize bir problemdir.

Söz konusu rahatsızlıkların dışında patolojik kumar oynama, oniomania (kompulsif alışveriş yapma) ve tanımlanmamış dürtü bozukluğu gibi farklı çeşitler de mevcuttur. Bununla birlikte tüm DKB çeşitleri, kişilerin yaşam kalitesini ve sosyal hayatlarını olumsuz olarak etkiler. Tedavi edilmediğinde sıklığı artar ve daha ciddi problemlere neden olur.

Dürtü Kontrol Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Söz konusu rahatsızlıkta tedaviden önce durumun net şekilde teşhis edilmesi gerekir. Bu noktada dürtü kontrol bozukluğu tanı kriterleri devreye girer. Söz konusu kriterler ve süreçle ilgili detaylar şu şekildedir:

  • Kişide, kendisine zarar veren ve toplum kurallarına aykırı olan davranışları sergileme dürtüsü vardır. Dürtünün varlığı, sergilenen davranışlarla anlaşılır.
  • Dürtüsel eylem ortaya çıkmadan önce giderek artan bir iç gerilim söz konusudur. İç gerilim arttıkça eylemin gerçekleştirilme isteği de artar.
  • Davranış sergilenirken iç gerilim azalır, rahatlama yaşanır ve eylemden zevk alınır. İlgili durum, eylemin tekrarlanmasına neden olur.
  • Davranışın sergilenmesinden bir süre sonra pişmanlık ve suçluluk duygusu ortaya çıkar.
  • Dürtüsel davranışlar sürekli tekrar edilir ve kişi tarafından engellenemez.
  • Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu başta olmak üzere farklı psikolojik rahatsızlıklarla görülebilir.
Dürtü Kontrol Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Psikolog ya da psikiyatristler, buradaki sürece ve kriterlere bakarak hastalığın tanısını koyar. Daha sonra ise tedavi sürecine geçilir. DKB tedavisi için kullanılan farklı yöntemler ve teknikler vardır. Yöntemlere ilişkin detaylar ise aşağıdaki gibidir:

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Bilişsel davranışçı terapi, DKB tanısı alan kişilerin karar verme ve problem çözme yeteneklerinin gelişmesine katkıda bulunur. Hedefe yönelik bir psikoterapi yöntemi olan BDT, kişilerin duygu ve düşüncelerine yakın bakmasına ve fark etmesine imkan tanır. Dürtü kontrol bozukluğu vakalarına uygulanan bilişsel davranışçı terapinin refleksleri belirleme ve hangisinin davranışa dönüşeceğine karar verme noktasında etkili olduğu bilinir.

Kleptomani hastaları üzerinde yapılan araştırmalar, bilişsel davranışçı terapi alan hastaların öfkelerini daha rahat kontrol edebildiklerini gösterir. Bununla birlikte BDT, farklı ruhsal hastalıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir psikoterapi yöntemidir. Ancak her hastada aynı sonucu vermeyebilir.

Aile Terapisi

Karşı gelme bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde kullanılan bir yöntemdir. Farklı aile bireyleri arasında meydana gelen etkileşimlerin çocuk ve ergen davranışlarını nasıl etkileyeceğinin ortaya konulmasını amaçlar. Uygulanan aile terapisi ile aile içindeki iletişim kalitesinin artırılması sağlanır. Bu sayede karşı gelme bozukluğunu besleyen davranışlar ortadan kaldırılır.

Ebeveyn Yönetimi Eğitimi

Bakıcı ve ebeveynlerin davranışları, çocukların üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. Doğru olmayan davranışlar farklı psikolojik etkilere neden olur. Verilecek eğitimle bakıcı ve ebeveynlerin doğru davranışlar geliştirmesi sağlanır. Bunun yanı sıra ilgili durum, ebeveynlerle çocukların kaliteli zaman geçirmesine katkıda bulunur. Ayrıca çocuklarda istenmedik duygu ve davranışların ortaya çıkmasını da engeller.

Multisistemik Terapi (MTS)

Yaşanan dürtü kontrol bozukluğunun bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmasını hedefler. Multisistemik terapide çocuğun yaşamında yer alan aile üyeleri, diğer akrabalar, öğretmenler, arkadaşları, akranları ve terapistler gibi tüm figürler birlikte hareket eder. Zararlı olan davranışların engellenmesi ve doğru davranışların teşvik edilmesi için tüm figürler iş birliği yapar.

Her hastanın durumu farklı olduğu için uygulanacak tedaviler de farklılık gösterir. Bazı vakalarda ilaç tedavisi gerekebilir. Ancak çoğunlukla psikoterapi yöntemlerine öncelik verilir ve hastaların söz konusu metotlarla rahatsızlığı aşması hedeflenir.

İstanbul Dürtü Kontrol Bozukluğu Tedavi Merkezi

İstanbul Dürtü Bozukluğu Tedavi Merkezi, dürtü kontrol bozukluğu ile mücadele eden bireylere Onur Cansız önderliğinde uzman psikolog desteği sunar. Bireyin durumuna ve ihtiyaçlarına özel terapi yöntemleri ve modern tedavi yaklaşımları kullanılarak dürtülerin kontrol edilmesine ve duygusal dengenin yeniden kazanılmasına katkı sağlanır. Söz konusu tedavi yöntemlerine ve sürece dair detaylar için Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Dürtü bozukluğunun kendiliğinden geçme olasılığı yok denecek kadar azdır. Söz konusu rahatsızlığın tedavisi geciktirildiğinde davranışlardaki olumsuzluklar giderek artar ve hastaların yaşam kalitesi ciddi anlamda azalır. Ayrıca gecikmesi durumunda tedavi de zorlaşabilir.

Dürtüsellik çoğunlukla çocukluk döneminde ortaya çıkar. Ancak hastaların psikolojik özellikleri ve genetik faktörleri nedeniyle herkeste aynı yaşta ortaya çıkması söz konusu değildir.

Dürtüsel çocuklar, sonuçlarını dikkate almadan davranışlarını sergilerler. İlgili davranışlar, çevrelerine ya da kendilerine zarar verebilir.

Dürtü bozukluğunun nedeni tam olarak bilinmez. Ancak genetik özellikler, risk faktörü olarak kabul edilir.

Dürtüsellik, kişinin sonuçlarını düşünmeden ani kararlar alarak davranışlar sergilemesidir. Sahip olduğu bu yönüyle bir hastalık olarak kabul edilmez. Ancak kişinin yaşam kalitesini düşürmesi ve sosyal izolasyona maruz kalması gibi sonuçları nedeniyle zihinsel bir sorun olarak tanımlanabilir.

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız

Uzman Klinik Psikolog Onur Cansız Şema Terapi başta olmak üzere BDT ve EMDR tekniklerini akredite kurumlardan aldığı eğitimler ve süpervizyon süreçleri ile uluslararası düzeyde uygulamaktadır. Haliç Üniversitesi Psikoloji Bölümünü Yüksek Onur Öğrencisi derecesi ile mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimine Haliç Üniversitesi Klinik Psikoloji Master Programı’nda Başarı Burslu olarak başlayarak dereceyle bitirmiştir. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanelerinde Türkiye’nin en köklü iki hastanesinde klinik çalışmalarda bulunarak çalışmıştır.