Depersonalizasyon Nedir?

Depersonalizasyon bireyin benliğinden kopuk, ayrı hissetmesidir. Kişiler kendi düşüncelerini ve konumlarını üçüncü bir kişi olarak dışardan gözlemlediklerini hissederler. Genellikle bireyin kendini dışarıdan gözlemlemesi olarak tanımlanır. Depersonalizasyon bireyin kendisine yabancılaşmasıdır.
Depersonalizasyon her bireyin hayatında bir kez bile olsa deneyimlediği bir durumdur ancak bu durum sürekli tekrar ediyorsa bir uzmandan yardım alınması gerekmektedir. Depersonalizasyon bozukluğu ise toplumda yaklaşık % 1-2 oranda görülmektedir.
Kendine Yabancılaşma Depersonalizasyon Psikolojide Nasıl Olur?
Bazen kendini bir yabancıya bakar gibi hissediyor musunuz? Kimi durumlarda bir filmin içindeki baş roldeki kişi gibi ama bu rol aslında size ait değil gibi mi? Bu hislere psikolojide depersonalizasyon tanımı yapılmaktadır.
- Kendi bedenine yabancı ve sana ait olmayan bir beden hissi.
- Aynaya baktığınızda kendinizi tanıyamama ve yabancılık hissetmek.
- Hislerinizin uzak ve dünya içerisinde bir rüyada gibi kendinizi hissetmek
- Kendi sesinizin, bedeninizin, duygularınızın hatta farkındalık alanınızdaki tüm benliğinizin dışında gibi hissetmek.

Bu hisler ürkütücü olabilir. Gerçeklikten kopmuş gibi hissediyorsanız. Bu durumun üstünden gelmek mümkün. Travmalarınızla, altta yatan bilinçdışı kaygı ve korkularınızla baş etmeyi öğrenmek bu hissinizin azalmasına neden olur.
Depersonalizasyon Belirtileri Nelerdir?
Depersonalizasyon bireylerin gerçeklikten kopmuş veya kendi bedenine yabancılaşmış gibi hissettiği bir durumdur. Bu durum genelde yoğun kaygı, stres ve travma ile ilişkilidir.
Depersonalizasyon belirtileri şunlardır:
- Bireyin kendi bedeninden kopmuş gibi hissetmesi
- Kişinin kontrolu kaybediyor gibi hissetmesi
- Duygusal tepkilerin azalması veya hissedilmemesi
- Zamanı yavaşlamış veya çok hızlanıyormuş gibi algılama
- Kendini yabancı biri olarak görme
- Düşünce kontrolünü kaybetme
- Çevredeki sesleri veya görüntüleri çarpıtılmış bir biçimde algılama
Bu belirtileri bilmek depersonalizasyon hakkında daha fazla bilgi sahibi olmaya yardımcı olmaktadır. Kendinizde veya başkasında bu belirtileri sık sık gözlemliyorsanız uzman yardımı almak önem arz etmektedir.
Depersonalizasyon Bozukluğu Nedir?
Depersonalizasyon bozukluğu bireyin kendisine yabancılaştığı bir durumdur. Kişi kendisini, düşüncelerini veya hislerini dışardan bir gözmüş gibi izlediğini hisseder. Kişi kendisine yabancılaştığı güçlü bir duygu yaşar. Sadece kendisini değil çevresindeki nesneleri de çarpıtılmış olarak algılayabilir.
Depersonalizasyon bozukluğuna sahip olan kişi bu durumu sık sık yaşamaktadır. Bu bozukluk kişinin kendi benliğine ve kimliğine yabancılaştığını hissettiği için ciddi bir rahatsızlık yaratabilmektedir.

Depersonalizasyon Kendine Yabancılaşma Nedenleri Nelerdir?
Depersonalizasyon çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu nedenler:
- Ciddi travmalara, strese veya kaygıya maruz kalmak
- Anksiyete veya kaygı bozukluklarına sahip olmaya bağlı yaşanan stres hali
- Uzun süreli uyku eksikliği, yorgun olmak
- Maddeyi kötüye kullanımı (uyuşturucu maddeler, alkol, ilaç)
Depersonalizasyon genelde geçicidir ancak sık sık yaşanıyorsa bir ruh sağlığı uzmanı tarafından (psikiyatrist, klinik psikolog) destek alınması önemlidir.
Depersonalizasyon Kimlerde Görülür?
Depersonalizasyon zaman zaman herkesin deneyimlediği bir deneyimdir. Bazı bireyler psikopatoloji (ruhsal hastalık) olarak bu deneyime sahip olur. Bazı bireyler ise bir patoloji (hastalık) düzeyinde olmaksızın deneyimleyebilir.
- Yoğun stres atlındaki kişiler
- Kaygı ve endişeli bireyler
- Kaygı ve yoğun stres altında işe sahip bireyler
- Travmatik yaşantısı olanlar (Güncel travmatik yaşantılar)
- Travmatik geçmiş deneyimler (Çocuklukta istismar ve ihmal)
- Anksiyete ve panik atak hastaları
- Uykusuzluk ve yorgunluk
- Madde kullanımı yapan bireyler
- Yoğun depresyon ve duygusal çöküntü yaşan bireylerde
- Kişilik Bozukluğuna sahip bireyler
- Dissosiyatif bozukluklara sahip bireyler
Bu tür deneyimler zaman zaman herkesin başına gelebilir, ancak sürekli hale geldiğinde kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini ve kendilik algısını olumsuz etkileyebilir. Bu tip durumlarda ruh sağlığı desteği almak gerekir.
“Bu durumu bir semptom olarak görmek yerine, size ne anlatmaya çalıştığını keşfetmeye odaklanarak üstünden gelebilirsiniz.”

Depersonalizasyon Nasıl Geçer?
Depersonalizasyon tedavisi kişinin yaşadığı sıklık ve şiddet boyutuna göre değişim göstermektedir. Tedavi yöntemi olarak farklı seçenekler değerlendirilebilir.
- Psikoterapi: Uzman tarafından uygun terapi yöntemi ile terapi almak.
- İlaç Tedavisi: Uzman tarafından reçetelenen ilaçları kullanmak.
- Gevşeme Teknikleri: Nefes egzersizleri ile gevşeme, durumu kontrol altına almaya çalışmak.
- Yaşam Tarzı İyileştirilmesi: Düzenli uyku, dengeli beslenme ve düzenli bir şekilde egzersiz yapmak.
Depersonalizasyona sahip bireylerin uzman görüşüyle hareket etmesi önemlidir.
Depersonalizasyon yaşayanlar? (Depersonalizasyon Örnekleri)
Depersonalizasyona sahip olan kişiler genelde yaşanan durumları şu şekilde anlatır:
1. (Kurulan bu cümleler kendine yabancılaşmanın açıkça görüldüğü durumlara örnektir)
- Sanki ruhum bedenimden ayrılıp beni izliyor gibi hissediyorum
- Kendimi sanki dışarıdan bir gözlemci gibi hissediyorum. Bütün bedenim ve düşüncelerim bana ait değilmiş gibi
2. (Kurulan bu cümleler gerçeklikten kopmanın açıkça görüldüğü durumlara örnektir)
- Zihnimdeki her şey bir rüya gibi. Her şey uzak ve bulanık hiçbir şey net değil.
- Her şey bir filme aitmiş gibi. Ben baş rolde değilim. Başrol bana ait olmayan bir yaşam hikayesi gibi
3. (Kurulan bu cümleler kontrol kaybının açıkça görüldüğü durumlara örnektir)
- Bazen hareketlerimi kontrol edemiyorum gibi hissediyorum. Sanki bir robot gibi, ne yaptığımı bilmiyorum.
- Düşüncelerim bana ait değilmiş gibi geliyor, başka biri düşüncelerimi yönlendiriyormuş gibi hissediyorum.
4. (Kurulan bu cümleler zaman algısının bozulmasının açıkça görüldüğü durumlara örnektir)
- Zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Bir dakika bir saat gibi, ya da saatler bir saniye gibi hissedebiliyorum.
- Zaman çok hızlı ya da çok yavaş geçiyor gibi hissediyorum. Kendimi bir an içinde sıkışmış gibi hissediyorum
Depersonalizasyona sahip olan kişiler deneyimlerinin genelde kontrol dışı, kopuk bir şekilde olduğunu ifade ederler. Yaşadıkları bu süreç korkutucu olabilmektedir.
Depersonalizasyon Tedavisi?
Depersonalizasyon tedavisi kişinin yaşadığı deneyimin sıklık ve derecesine göre şekillenmektedir. Birden fazla tedavi yöntemi bulunmaktadır.
- Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) kişinin düşünce kalıplarını şekillendirerek depersonalizasyon tedavisinde kullanılan bir terapi yöntemidir. Kendine yabancılaşma genelde anksiyete, stres ve travma ile ilişkilidir. Bilişsel davranışçı terapi var olan olumsuz düşünceleri değiştirerek hissedilen kaygı ve stresi azaltmaya yardımcı olmaktadır.
- EMDR Terapisi depersonalizasyon travma ile ilişkili olabileceğinden EMDR terapisi ile duyarsızlaştırma yöntemine başvurarak tedavi sağlanmaktadır.
- İlaç Tedavisi kendine yabancılaşma belirtilerini hafifletmek amacıyla uzman gözetiminden antidepresanlar, anksiyolitikler (kaygı giderici ilaçlar) ve antipsikotikler gibi ilaçlar kullanılabilir.
- Gevşeme Teknikleri (yoga, meditasyon, nefes egzersizleri) yaşanan yabancılaşma ve kopuk durumun kontrol altına alınmasına yardımcı olmaktadır. Yaşanan kendine yabancılaşma hissinin boyunun şiddetine göre tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.
- Yaşam Tarzı İyileştirilmesi ile yaşam kalitesi ve düzeni sağlanarak kendine yabancılaşma tedavisi sağlanmaktadır. Düzenli ve yeterli uyku, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme tedavide kullanılan etkili yöntemlerdir.
- Tedavide birçok yöntem kullanılsa da bu yöntemlere bir uzmanla karar vermek önemlidir. Kendinizde veya çevrenizde kendine yabancılaşma belirtileri gözlemliyorsanız destek almak veya destek almaya yönlendirmek kritik öneme sahiptir.
Depersonalizasyon ve EMDR Tedavisi
EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi, travmatik deneyimleri olan ve dissosiyatif bozukluklarla sahip bireyler için kanıta dayalı bir tedavi yöntemidir. EMDR Terapisi Beynin işlenmemiş travmalarını düzenler, güvenli hissetmeyi sağlar, gerçeklik algısını güçlendirir. Altta yatan travmatik çocukluk anılarını veya akut travmaları ele alarak güvendelik hissini arttırarak tehdit algısını azaltarak kontrolü bireylere teslim eden bir terapi yöntemidir.
Depersonalizasyon ve Şema Terapi Tedavisi
Şema Terapi, özellikle erken dönem travmalar ve kişilik yapılarıyla bağlantılı kronik kopukluk hissi yaşayan bireyler için etkili bir yaklaşımdır. Travma sonrası zihin, çevreyi tehdit olarak algılar ve “kopukluk” hissi savunma mekanizması olarak kendisini gösterebilir.
Bazı bireyler, yoğun duygusal acıdan kaçınmak için kendilerini duygularından ve yaşamdan bilinçsiz şekilde kopararak bir savunma mekanizması geliştirir. Bu tekrarlayan baş etme yöntemlerini bularak bireyleri gerçekliğe bağlamayı amaçlar.
İç dünyanızda yalnız, güvensiz ve korunmasız hisseden bir “çocuk modu” var olabilir. Şema Terapi, bizlerin bu içsel çocuğu ile yeniden bağ kurmasını sağlayarak güven duygusunu geliştirir. Güven algısı ise tehdit mekanizmalarının devreye girmesini engeller.
Kendine yabancılaşma yaşayan bireyler genellikle duygularını bastırır veya hissetmemeyi öğrenmiş kişilerdir. Şema Terapi, duygularla sağlıklı bir ilişki kurmayı öğreterek kişinin yaşadığı kopukluk hissini azaltır. Duyguların bir tehdit içerdiği algısından bizleri uzaklaştırır. Duyguyla kalmayı öğreterek altta yatan savunma mekanizmalarından ve işlevsiz baş etme yöntemlerinden bizleri uzak tutar.
Depersonalizasyon Tedavisi Ne Kadar Sürer?
EMDR ve BDT gibi kısa süreli terapi yöntemleriyle 8-24 seans arası uygulanmaktadır. Şema terapi ve Dinamik Psikoterapi gibi yöntemlerde 40-80 seans arası uygulanmaktadır. Tedavi süresi, kişinin bireysel özelliklerine bağlı olarak değişse de, uygun terapi yöntemleriyle depersonalizasyon belirtileri büyük oranda kontrol altına alınabilir.

Depersonalizasyon Hangi Ruhsal (Psikiyatrik) Sorunlarda görülür?
Depersonalizasyon genelde diğer ruhsal bozukluklarla ilişkilidir. Çoğunlukla bir savunma mekanizması olarak kendini göstermektedir.
Depersonalizasyonun görüldüğü bozukluklar:
- Kaygı Bozuklukları özellikle panik bozuklukta sıkça görülür. Yoğun kaygı seviyesi depersonalizasyonun ortaya çıkmasıyla ilişkilidir.
- Depresyon özellikle uzun süreli yaşandığında kişinin kendisine ve çevresine yabancılaşması gözlemlenir bu durum depersonalizasyona yol açabilir.
- Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) yaşanan travmalar bireylerde kopma hissine yol açabilir bu durum depersonalizasyona neden olabilmektedir.
- Dissosiyatif Bozukluklar kişiyi kimlik ve bilin boyutunda parçalanmışlık hissine sokabilir bu durum depersonalizasyona sebep olabilmektedir.
- Şizofreni tanısı almış kişilerin gerçeklik algısı bozulabilir. Bu durum kişin kendisine ve çevreye yabancılaşmasına neden olmaktadır. Oluşan yabancılaşma ve kopuk hal depersonalizasyonla bağlantılıdır.
- Maddeyi Kötüye Kullanım Bozukluğu alınan kimyasal maddeler beynin yapısını bozarak depersonalizasyon belirtilerini ortaya çıkarabilir. Uyuşturucu, alkol veya psikoaktif ilaçların kötüye kullanımı kişiyi gerçeklikten koparıp kendisine ve çevreye yabancılaşmasına neden olabilmektedir.
Depersonalizasyon çoğunlukla tek başına değil bir bozukluğun eşlikçisi olarak kendisini göstermektedir. Eğer bu durum uzun süre yaşanıyorsa bir uzman psikolog ile görüşüp yardım alınmalıdır.
Derealizasyon ve Depersonalizasyon Farkı Nedir?
Her iki bozukluk dissosiyatif bozukluk kümesinde yer almaktadır. Her iki durum kişiyi gerçeklikten kopmuş gibi hissettirir ancak farklılıklar mevcuttur. Derealizasyon çevresel etmenleri etkiler. Kişi çevreye karşı yabancılaşır yani dış Dünya’yı tuhaf ve gerçek dışı görür. Depersonalizasyon ise kişinin kendisine yabancılaşmasıdır. Kişi kendi bedenine, düşüncelerine ve hislerine yabancılaşır.
Özetle derelizasyon çevreye yabancılaşma, depersonalizasyon ise kişinin kendisiyle olan yabancılaşmaya bağlı kopuk hissetme durumdur. Her ikisi de ayrı ayrı deneyimlenebilir ve her bireyde farklı belirtiler gösterebilir.
Depersonalizasyon Testi
Kendinizi Yabancı Hissediyor Musunuz?
Depersonalizasyon, kendinizi bedeninize, duygularınıza ya da çevrenize yabancı hissetmenizle kendini gösteren bir deneyimdir. Bu testi çözerek, depersonalizasyon belirtilerinizin şiddetini ve yaşadığınız duygusal kopukluğun düzeyini değerlendirebilirsiniz. Bu test size yardımcı olabilir. Şimdi testi çözerek daha fazla bilgi edinin ve önerilerimizi keşfedin!
Sıkça Sorulan Sorular
Depersonalizasyon ve derealizasyon bozukluğunun kısaltılmış halidir. Kişinin tekrarlayan gerçekten kopma kendisine(depersonalizasyon) ve çevresine (derealizasyon) yabancılaşmasının görüldüğü bir bozukluktur.
DPDR bir dissosiyatif bozukluktur. Bireyin zihinsel ve duygusal durumlarının ayrışması görülür. Bu bozukluk yoğun stres, travma ve anksiyete ile ilişkilidir. Depersonalizasyon ve derealizasyon bozukluğu anlamına gelmektedir.
Kendine yabancılaşma kişinin kendi bedenine, düşüncelerine ve hislerine karşı uzaklaşması kopukluk hissetmesidir. Bu durum genelde depersonalizasyonda veya dissosiyatif bozukluklarda kendini gösterir.
Gerçeklik algısı bozukluğu kişinin çevresine, nesnelere kısacası dış dünyaya olan algılarının çarpıtılmasıdır. Kişi çevresindeki dünyayı tutarlı bir şekilde algılayamaz. Bu durum genelde kendini derealizasyon veya dissosiyatif bozukluklarda kendini gösterir.
Uyanıkken kendini rüyada gibi hissetmek depersonalizasyon ve derealizasyon ilişkilidir. Kişi uyanıkken çevresini gerçek olmayan, bulanık tıpkı bir rüya gibi algılayabilir. Bu durum kişinin günlük hayat akışını olumsuz etkileyebilmektedir.
Gerçeklik algısını kaybetmek birçok nedenden dolayı ortaya çıkabilir. Bu nedenler psikolojik, nörolojik ve çevresel faktörlerden kaynaklanabilmektedir.
Depersonalizasyondan kurtulma yolları bir uzman eşliğinde tedavi yönteminin seçilip uygulanmasıyla mümkün olmaktadır. Bu tedavi yöntemleri psikoterapi, ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişimi ve gevşeme teknikleri olabilmektedir.
Depersonalizasyonun geçmesi kişide yaşanan boyutun derecesine göre değişim göstermektedir. Bazı kişilerde bu durum dakikalar sürerken bazı kişilerde ise yıllarca görülmektedir.
Panik atakta yoğun kaygı, stres ve kontrol kaybı görülmektedir. Bu hislerin yanında depersonalizasyon görülme olasılığı yüksektir.
Obsesif Kompulsif Bozuklukta bireylerin takıntılı hali yoğun kaygıya yol açabilmektedir. Bu durum depersonalizasyona neden olabilir.